En çok ne istersin? Hani elinde olsa en çok ne?

Mutlu olmak, her an, çok mutlu olmak?

Peki nasıl mutlu olursun, yani neler olsa çok mutlu olursun?

Evin, araban, işin, başarın, eşin, sağlığın? Sahi hepsi olsa mutlu olur musun?

İnsanoğlu garip. Mutlu olmak için hep bir ama diye bir bağlacı var.Yetmiyor, bu var bu yok. Bir şeyler eksikse Hoşnutsuzluk kapısı açılıyor. Alışıldık duyguların çekiciliği…

Sahip oldukların ya da olmadıkların sadece anlarda varlar. Yani var olan ile olmayanın sahip olduğu anlam anda hissedildiği kadardır. Bu anlam ise senin kattığın kadardır. Geçmişte çok acı ya da çok keyifli gördüğün şeyler, yıllar sonra sende izlerini hafifleterek var oluyorlar. Çoğunluğu ise detayları yok olmuş, algıda yeni bir taslak halinde hatırlanıyor. Yeni, yine yineden… Unutulanlar, eklenenlerle oluşmuş başkalaşmış yeni bir öykü.

Peki hissiz mi olalım? Acılar yok mu? Anlam katmak, algı gibi şeylerden bahsediyorsun da ?

Bazen zor bir şeyler olur hayatta, kabul. Ama bunları uzatmak, daha da acı katmak senin zihninin işi, dikkat et kalbinin demiyorum. Sadece zihin iş başında. Bu acılı insan şeklinin, anlarını yakalayan, kendini seven, değer veren bir şekle dönüşmesi mümkün mü?

Elbette, tabi hep tekrarladığım gibi ; Eğer sen istersen. 1. adım kararlı olmak, değişimi gerçekten istemek… Yollar mı, bir dolu … Hepsini dilim döndüğünce seninle paylaşacağım. Birlikte çalışırken, zamanın herhangi bir yerinde buluştuğumuzu bilerek. Aşk’la , şükran’la…

Leave a reply